12 Aralık

“Tanrın olan Rabbi denemeyeceksin.” (Matta 4:7)

Rabbi denemek ne anlama gelir? Rabbi denediğimiz zaman suç mu işleriz?

İsrailoğulları, çölde suları kalmadığı zaman, şikayet ederek Rabbi denediler. (Mısırdan Çıkış 17:7) “Rab bizimle birlikte mi, değil mi?” dediler ve bu sözleri ile yalnızca O’nun tanrısal Varlığından kuşku duymakla kalmadılar, ama aynı zamanda O’nun halkının ihtiyaçları ile ilgilenmediğini de ima etmiş oldular.

Şeytan, tapınağın tepesinden atlaması için Rabbe meydan okuyarak O’nu ayartmaya çalıştı (Luka 4:9-12). Eğer İsa şeytanın dediğini yapmış olsa idi, Baba Tanrıyı denemiş olacaktı, çünkü o zaman Babasının isteğinin dışında bir davranışta bulunmuş olacak idi. Ferisiler Sezar’a vergi vermenin yasal olup olmadığını sorarak Rabbi ayartmak istediler (Matta 22:15-18).

Ferisiler, Rabbin vereceği yanıt her ne şekilde olur ise olsun, O’nun ya Romalıları ya da şiddetli bir şekilde Romalılara karşı olan Yahudileri kışkırtacağından emin idiler.

Safira bir mülk satmış ve paranın bir kısmını kendine saklayarak gerisini getirip elçilerin buyruğuna vermişti. (Elçilerin İşleri 5:9).

Petrus Yeruşalim’deki konseye şöyle dedi: “Öyle ise ne bizim ne de atalarımızın taşıyamadığı bir boyunduruğu öğrencilerin boynuna geçirerek şimdi neden Tanrıyı deniyorsunuz?” (Elçilerin İşleri 15:10).

Tanrıyı denemek, “Tanrı yargılamadan önce yapılanın ne kadarının yanımıza kar kalacağını anlamaya çalışmaktır; O’nun verdiği sözü yerine getirip getiremeyeceğini küstahça denemek ya da sözünü yerine getiriyor mu yoksa getirmiyor mu diye bakmaktır veya O’nu yargının son sınırlarına kadar zorlamaktır. (Yasanın Tekrarı 6:16; Matta 4:7)” (Toussaint) Mırıldandığımız ya da şikayet ettiğimiz zaman Tanrıyı denemiş oluruz. Çünkü aslında böyle yapmak ile O’nun varlığından, gücünden ya da iyiliğinden kuşku duyuyoruz demektir. Tanrının koşullarını bilmediğimizi, bizimle ilgilenmediğini ya da bizi kurtaracak gücü olmadığını söylemiş olmaktayız.

Kendimizi gereksiz yere tehlikeye açık tuttuğumuz ve O’nun bizi kurtarmasını beklediğimiz zamanlarda da O’nu denemiş oluruz. Yanlış yönlendirilmiş imanlıların zehirli yılanlar tuttuklarını ve bunun bir sonucu olarak öldüklerini ne yazık ki sık sık işitiriz. Markos 16:18 ayetinde yazılı olan: “Yılanları elleri ile tutacaklar” ifadesindeki Tanrı vaadini yaptıklarının mantıklı olduğunu ileri sürmek için kullanırlar. Ancak bu ifade yalnızca Tanrı Kendi isteğini bizde ve bizim aracılığımız ile yerine getirmek istediği gerekli zamanlarda yapacağımız mucizeleri doğrulamak için söylenmiş bir sözdür.

Yalan söylediğimiz zaman Tanrıyı denemiş oluruz ve bunu aslında yüreğimizde niyet ettiğimizden daha büyük bir adanma, fedakarlık ve bağlılık sözü verdiğimiz zaman yaparız. Ferisiler Mesih’i nasıl iki yüzlülükleri aracılığı ile denediler ise, biz de aynı şekilde kendi iki yüzlülüğümüz aracılığı ile O’nu denemiş oluruz.

Son olarak değineceğim konu şudur: Kendimizi ne zaman O’nun isteğinin dışına çıkartır ve kendi irademiz ile hareket eder isek, Rabbi denemiş oluruz.

Bir yaratığın Yaratanını denemek için istek duyması ya da buna cüret etmesi ya da bir günahkarın bu şekilde Kurtarıcısına hakaret etmesi çok şaşırtıcı bir durumdur.